|
Vücudunuzun ihtiyacı olan uykuyu yeterince almanıza rağmen sabahları yine de yorgun kalkıyorsanız ve sürekli çalışma isteği duymadan yorgunluk yaşıyorsanız yumuşak doku romatizması hastalığına yakalanmış olma ihtimaliniz var. Tıp dilinde (fibromiyoloji) olarak bilinen yumuşak doku romatizması kişinin günlük yaşantısında büyük problemlere neden olabilmektedir. Bu hastalık bir romatizma çeşididir. Genellikle bu rahatsızlığa maruz kalan kişiler kendisinden veya başkasından çok beklentileri olan insanlardır. Bu kişilerin genellikle hassas bir yapıya sahip ve mükemmeliyetçi insanlar olduğu tespit edilmiştir. Halk arasında kas romatizması olarak da bilinen bu rahatsızlık, modern yaşam koşullarının da beraberinde getirdiği ve hasta sayısının günden güne arttığı belirtilmektedir. Yumuşak doku romatizması, günlük hayatı olumsuz yönde etkilemekle birlikte bu rahatsızlığa birçok faktör neden olabiliyor. Bu rahatsızlık kişiyi nasıl etkiler denildiğinde, şahsın dış görünüşünde bir değişiklik yapmaz veya sakat bırakmaz. Ama tedavi süreci uzun olan bir rahatsızlık olmakla birlikte kişinin yaşam kalitesini de oldukça düşürür. Fibromiyoloji, kapalı nemli havalarda, aktivitenin çok fazla olduğu zamanlarda, streste artış göstermekle birlikte, araba kullanmaya veya telefonda konuşmaya kadar birçok ortamdaki faktörden etkilenebilmektedir. Fibromiyolojide ağrılar, tatilde, sıcak su banyolarında veya kişinin kendini mutlu hissettiği aktiviteleri yaptığında ağrıların azaldığı gözlemlenmiştir. Fibromiyoloji, cins ayrımı yapmaz ama 20-50 yaş grubu arasındaki kadınlarda daha çok görüldüğü bilinmektedir. Bu hastalığın başlıca belirtisi yorgunluktur. Özellikle sabahları yorgun uyanmak, hiçbir iş yapmadığı halde yorgun hissetmek ve akşama doğru yorgunluğun normale dönmesi şeklinde belirtilir. Sabahları kaslarda yaşanan bu tutukluk, yorgunluk uzun süre devam edebilir. Yalnız bu kas tutukluğunu, iltihaplı eklem tutukluklarıyla birbirine karıştırmamak gerekir. Mesela sabahları yorgun kalkan kişiler, yattıkları zamanki duruma göre daha da yorgundurlar. Derin uykuya geçemeyen insanlar incelendiğinde, istemeden yapılan hareketler veya diş gıcırdatmaları yapmaları tipik hareketlerdir. Bu hastalarda neler görülür; baş, yüz, boyun ağrıları, ishal, kabız, geğirme, uyuşma, karıncalaşma, unutkanlık dikkat eksikliği, terleme tespit edilebilir. Peki bu hastaların tedavisi konusunda uzmanlar ne diyor; ilaçla tedavinin yanı sıra, fizik tedavi, diyet, düzenli su içimi, spor, masaj gibi yöntemleri önermektedir. Yaşam kalitesini yükseltmek, kendimize ve sağlığımıza dikkat etmek ve zaman ayırmakla mümkün olacaktır. Unutmayalım ki; hastalığın erken teşhis edilmesi tedavi sürecini kısaltarak, yaşam kalitesini arttıracaktır. |